Çocuklardan nefret etmek için haklı sebeplerim var.

             Çocuklar çok şirindir, herkes onları sever öyle değil mi? İnterneti biraz araştırırsanız, çevrenizi gözlemlerseniz çocukları sevmek için pek çok makul argüman bulabilirsiniz. Benim iddiam ise ters yönde, çocuklar aptal ve kötü niyetli varlıklardır ve onları sevmek aptalca bir tavırdır. Bu yazımda neden çocukların aslında pek de hoş şeyler olmadıklarını anlatacağım; azıcık uzun oldu, kusura bakmamanızı rica ediyorum. Arada bir gereksiz uzatmış olabilirim sözü, bu yüzden de af diler, olaya girerim, girdim.

             Bir soruyla başlamak istiyorum: bir şeyi/kişiyi neden severiz? 
             İyi özellikleri olduğu için, bize mutluluk yahut fayda sağladığı için değil mi? Bir insanı sevmemizdeki temel etken budur. Annemizi severiz çünkü bize iyi davranır, yemeğimizi verir; babamızı severiz çünkü dünyanın en muhteşem kahramanı odur. Bu söylediklerim küçüklükten beri gelen izlenimlerdi elbette; zaman geçtikçe sevgi rasyonelleşiyor, rasyonelleşemezse de zaten yok oluyor pek çok noktada. Peki çocukları neden seviyoruz? Benim sorunum bunla; çocukları sadece şirin oldukları için, tatlı ve şaşkın tavırları oldukları için seviyoruz ve bu sevgi tamamen üsluba-görünüme indirgenmiş bir iyiliğin karşılığı. Ancak çocuklar gerçekten sevilmeyi hak edecek kadar iyi mi? Böyle olduğu için onları sevmenin bir kadını sadece çok güzel olduğu için, bir adamı çok yakışıklı olduğu için, bir pastayı çok iyi göründüğü için sevmekten bir farkı var mı? Bence yok.

             "Peki neden yok Savaş?"
             Birkaç argümanla anlatayım, ilk bahsedeceğim şey çocukların fazlasıyla benmerkezli olduklarıdır. Evet; çocuklar hayatın, evrenin ve her şeyin merkezine kendilerini koymaktadırlar.  Gerek kendi küçüklüğümden, gerek son birkaç yılda gördüğüm onlarca çocuktan hareketle çok rahat söyleyebilirim ve muhtemelen siz de desteklersiniz ki çocuklarda sıkça görülen bir şeydir bu söyleyeceğim olay, ne mi? Olay şundan ibarettir: çocuk bir yere götürülür, misafirlik ya da onun gibi bir şeye. İşbu götürülmüş çocuk, gittiği yerde güzel bir şey görür ve ışık hızında sahiplenir. Birileri ondan işbu nesneyi geri almaya kalkıştığında çocuk karşı koyar ve "ben-nim." der, açıkça sahiplenir.

             Bu durum bir yanda, anne-babasının ilgisinin bölünmesinden dolayı kardeşlerine zarar veren ve psikolojisi bozulan çocuklar da hiç küçük bir azınlık değildir. İlginin devamlı bir şekilde kendi üstünde kalmasını isteyen egoist bir varlıktır çocuk.

             Diğer bir durumsa çocukların çıkarcı olmasıdır. Bu durumu örnekleyen elbette çok fazla veri var, ancak başımdan geçen son olayı anlatacağım. Benim bir sürü kuzenim var, bunlardan birinin ailesini ziyarete gittiğimde çocuk "Savaş abim gelmiş, Savaş abim gelmiiş." nidalarıyla evi heyecana boğdu, lakin elimde ona alınmış bir hediye görmemesiyle neşesi son buldu. Aynı evden çıkarken ailesiyle vedalaştıktan sonra bu çocukla da vedalaşırken bana hiç yüz vermedi, "iyi o zaman ben de bir sonraki gelişimde çikolata getirmem." diyince hemen arkasını döndü ve bana sarıldı. İşte bu durum, çocukların her durumda çıkarlarını düşünen, pragmatizmin ete kemiğe bürünmüş halleri olduğunun bir kanıtıdır. Bu da neden çocukları sevmememizin gerektiği hakkındaki ikinci argümanım.

             Üçüncü ve son olansa; çocuklarda sıkça gözlemlediğim, üzülerek belirtiyorum benim de başıma çocukken çok fazla gelmiş bir durum: mobbing. Evet, çocukların birbirlerine yaptığı ayrımcılık ve zulümden bahsedeceğim dostlarım, çocuklar zalimdir. Pek çok çocuğun yaptığı bir şey olan bu şey, pek çok çocuğun bir çocuğa farklı bir özelliği yüzünden yüklenmesi, onla dalga geçmesi, sataşması ve hatta fiziksel olarak saldırması şeklinde görülür. Üstelik çocukların yaptığı bu ayrımcılık pek çok farklı sebepten olabilir; çocukken hangi unsurlar yüzünden bu olaya maruz kaldığımı söylemem, argümanımın gidişatı açısından olumlu olacaktır, saymam gerekirse daha önce çocukken şişman olduğum için, galatasaraylı bir arkadaş çevresinin içinde fenerbahçeli olduğum için, esmer olduğum için, mahalle okulunda "ailesi bankacı" bir "zengin piçi" olduğum için bu tarz dışlamalara uğradım. Daha da kötüsü, küçükken hatırlıyorum ben de birtakım çocuklara efemine oldukları için yapılan baskılara ortak olmuştum. Çocuklar bu tarz şeyleri çok fazla yapıyor ve linç onlar için aşırı derecede normal bir şey, ve bu durum da onların sevilmeyi pek de hak etmeyen varlıklar oldukları konusunda vereceğim son argümanım.

             "Peki ne yapalım abi, öldürelim mi çocukları?"

             Ya ne alakası var ben öyle bir şey mi dedim? Sadece iki şey söyleyeceğim, birincisi üstte saydığım sebeplerden dolayı iddia ediyorum ki çocuklar öyle sevilesi şeyler değildir. İkincisiyse onların bu yaptığı şeyleri "çocukluklarına verip" hoş görmek yerine bunların hayvanlıktan farksız olduğunu bir şekilde onlara anlatmamız, anlatılması; yani bir sonraki neslin "daha az" ruh hastası yetişmesi. Başka da temennim yok.

             Buraya kadar okuduysanız teşekkür eder, iyi günler dilerim.
          
             Savaş.

4 yorum:

  1. cidden katılıyorum. sadece ben mi günahkar,pis bi çocuktum diye soruyodum kendime. çocuklar melektir vs vs diyenlerin neyin dalgasını yaşadıklarını hiç anlamamışımdır zaten. insan büyüdükçe duygularını dizginlemeyi,kıskançlıklarını korkularını maskelerle saklamayı öğreniyor sanki.belki de yetişkin insanın çocuktan farkı budur.maskeler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle.. Çocuklar; menfaatçi, bencil ve saldırgan tabiatlıdır.. Merhamet duygusu barındırmazlar. Bütün insani duygular büyüdükçe gelişir.

      Sil
  2. Ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi."Duygulara tercüman olma" deyiminin en başarılı uygulanmış versiyonu.

    YanıtlaSil
  3. Yazdıklarınıza kesinlikle katılıyorum. Çocuğuna laf geçiremeyecen, doğruyu yanlışı öğretmeyen çomarların bahanesi *çocuktur o yapar şeklinde olmamalı. Bazı çocukları çıktığı yere sokasım geliyor resmen. Ben de çocuk oldum, en fazla 2. kez yapma dedildiğinde dinliyordum.

    YanıtlaSil